Büyük Konstantin Hayatı ve Bilinmeyenleri

İşte imparatorluğu birlikte yönettiği Lucinius çaresizce ayaklarının dibinde af diliyordu! Adrianople (Edirne) belki de kurulduğundan bu yana bu kadar şiddetli bir savaşa şahit olmamıştı! Kılıcındaki kanı yerdeki cesetlerden birine sürerek temizledi. Gururla havaya kaldırdıp muzaffer askerlini selamladı. İşte şimdi İskoçya’dan Kızıldeniz’e, Fas’tan Dicle Irmağı’na kadar uzanan büyük bir imparatorluğun tek hakimiydi!

Hristiyanlığa sahip çıkıp onu bir dünya dini yapan kudretli Roma İmparatoru

Büyük Konstantin (272-337)

Konstantin çok yaşamadı, dahilere iş yapmak için kısa ömür de yeter.” (İlber Ortaylı)

Daha çok Büyük Konstantin olarak tanıdını onu dünya. 306’dan 337’ye dek görkemli Roma İmparatorluğu’nun dünya dümenini elinde tutan Konstantin, bugün İstanbul olarak bildiğimiz şehri kurdurmuş, ölümünün ardından da şehre onun adı verilmişti: Konstantinapolis, yani Konstantin’in şehri. Bu şekilde kültür dünyamızda hiç silinmeyecek şekilde yerini almış olan bu Roma imparatorunu diğerlerinden farklı kılan şeyse Hristiyanlığı kabul eden ilk Romalı devletlu olmasıydı. İşin özeti, bugünkü Hristiyanlığa can suyunu veren, bu dinin resmi kovuşturmalara tabi olduğu, takipçilerinin baskı altında tutulduğu bir dönemde onu bağrına basan Konstantin olmuş ve Hıristiyanlığın küresel bir din olmasının önünü açmıştı. 313’te yayınlattığı Milan Deklarasyonu’yla “Bundan böyle imparatorluğumun sınırları içerisinde hiç kimse Hıristiyanlara yan gözle bakamaz” dediğinde, aynı zamanda selefi Diokletiyan’ın Hıristiyanlık karışıtı uygulamalarını da çöpe atmış oluyordu. Roma İmparatorluğu’nun görkemli sınırları göz önüne alındığında bu, Hıristiyanlığın İngiltere’den arap çöllerine dek uzanan o heybetli coğrafyada istediği gibi at koşturabilmesi anlamına geliyordu ve nitekim aynen de öyle olacaktı.

Evet, dindar bir imparatordu ama ‘Vur kafasına al ağzından ekmeği’ türünden bir imparator değildi. Düşmanlarının çanına ot tıkama konusunda üzerine yoktu. İmparator Maxentius ve Licinius‘u iç savaşlar sırasında tepelemiş, dış sahadaysa Frankları, Cermen kavmi Alamannileri, Vizigotları ve Ortadoğu kökenli Sarmatları haklamıştı. Kendisinden önceki imparatorların söz geçiremediği Dacia’yı (Balkanların bir kısmı) tekrar hakimiyeti altına almış ve farklı güç merkezlerine bölünmüş imparatorluğu birleştirerek dosta düşmana keskin dişlerini göstermişti. 330 yılında eski Ynan balıkçı kolonisi Byzantium’u yeni imparatorluk ikametgahı yapacak, ölümünün ardından Constantinopolis adını alan bu şehir tarih içindeki görkemli yolculuğu sırasında önce imparatorluk başkentine, sonunda İstanbul‘a dönüşecekti.

Peki, Konstantin nasıl Hıristiyan olmuştu ? Milvian Köprüsü yakınlarında Roma tahtı için mücadele ederken gökyüzünde beliren bir kaç haç işaretiyle kendisine “İşte bu işaretle zafer kazanacaksın” şeklinde bir mesaj iletildiğini öne sürdü ve ardından kazandığı zaferle de haçın temsil ettiği dinin saflarına katıldı. İznik’te topladığı konsülle Katolik Hıristiyanlığı’nın temel ilkeleri kabul edildi.

Büyük Konstantin Hayatı ve Bilinmeyenler

  • Naissos’da, yani bugünkü Sırbistan’ın Nis (Niş) kentinde doğdu, 22 Mayıs 337’de İzmit’te vefat etti.
  • Büyük Konstantin’in Annesi Helena, kendinden evvel Hıristiyan olmuş ve azize olarak kabul edilmiştir. Helena‘nın Beytüllahim‘de Hz. İsa’nın doğduğu kabul edilen Doğuş Kilisesi’ni (Nativity) ve üzerinde çarmıha gerildiği haçı bulduğuna inanılır.
  • Hıristiyan kiliseleri onun için ‘aziz‘, ‘on üçüncü havari‘, ‘havarilerin kutsal eşdeğeri‘ ve ‘tüm dünyadaki en büyük değişimi gerçekleştirmek için Tanrısal iradeyle seçilmiş‘ gibi yakıştırmalar da yaparlar.
  • Bugünkü Sultanahmet ve civarı mevcut antik kimliğini tamamen Konstantin‘e borçludur.
  • İhanet ve tertiplerinden şüphe ettiği oğlu ve karısı Faustina‘yı öldürtmüş; karısı hamamda haşlanmıştı.

Konstantin‘in tam adının Flavius Valerius Aurelius Constantinus olduğunu, tahta oturmak için 20 yıl savaştığını, birçok imparator adayı arasından bölünmüş olan imparatorluğu tekrar birleştirdiğini, 31 yıl imparator olarak hüküm sürdüğünü, ilk Hıristiyan Roma İmparatoru olmasına rağmen ölümünden kısa bir süre öncesine dek vaftiz edilmediğini, Hıristiyan olmadan önce Roma Güneş Tanrısı Sol‘a taptığını, askeri ve sivil otoriteyi keskin çizgilerle birbirinden ayırdığını, merkezi hükümeti sacrum consistorium olarak bilinen konsülüyle birlikte yönettiğini, yeniden tedavüle soktuğu altın sikkelerin (solidus) Bizans İmparatorluğu yıkılana dek alım-satım standardını oluşturduğunu, hayata gözlerini yumduğu İzmit’te ölmeden önce İzmit piskoposu tarafından vaftiz edildiğini, kendisi Hıristiyan olsa da tebaası arasındaki paganlara hoşgörü gösterdiğini ve kilise tarafından Aziz Konstantin olarak anıldığını biliyor muydunuz ?

Facebook"
Büyük Konstantin Hayatı ve Bilinmeyenleri
18 Kasım 2014, 1.392 views kere okundu.

Yorumlarınız Bizim İçin Çok Değerli




Bu site portal içeriği ile ön plana çıkmaktadır. Şarkı Sözü, şiirler, oyun oynayabilir, video izleyebilir, gündeme dair haberlere ulaşabilirsiniz. Kısacası vazgeçemeceğiniz bir sitedesiniz. Site Haritası