Fetih 1453

Fetih 1453

İstanbul’un Fethi‘ni konu alan ve Ulubatlı Hasan’ın yaşam hikâyesi etrafında kurgulanan Türk imalatı,  geniş bütçeli sinema filmi.
Yönetmenliğini ve yapımcılığını Faruk Aksoy’un üstlendiği filmin senaryosu Atilla Engin tarafından yazılmış ve Erkan Özekan tarafından kurgulanmıştır.  Filmin başrollerindeyse Devrim Evin,  İbrahim Çelikkol ve Dilek Serbest bulunmaktadır. Filmin görüntü yönetmen koltuğunda ise pekçok Hollywood yapımında çalışmış olan Serkan Zelzele üstlenmiştir.
18.200.000$’lık bütçesiyle Fetih 1453 en pahalı Türk filmi olma özelliğini taşır.
Sosyal medyada filmin üç dakikalık fragmanı 24 saatte 1.670.000 kişi tarafından izlenmiştir. 16 Şubat 2012’de saat 14:53’ten itibaren 450 kopyayla 900 salonda gösterimine başlanan film ilk gününde 300.000 biletli izleyici tarafından izlenmiştir. Üç hafta ardından ise Türkiye’de bütün zamanların en fazla izlenen filmi olmuştur.Bununla birlikte Türkiye’de 5.000.000 ve 6.000.000 izleyici barajını geçen ilk film olmuştur. Yapımın Avrupa gösteriminde de ilk haftasonu 255.000 seyirciye ulaşılmış ve bütün zamanların haftasonu açılış rekoru kırılmıştır. 27 Mart 2012 itibariyle film 32.581.263$ hasılat ele geçirmiştir.

Yapım Türkiye’nin yanı sıra Almanya,  Hollanda,  Belçika,  Avusturya,  Fransa,  İngiltere,  İsviçre,  KKTC ,  Endonezya,  Malezya,  Rusya,  Arnavutluk,  Bosna-Hersek,  Sırbistan,  Makedonya,  Kosova,  Romanya,  Yunanistan,  Güney Kore,  Tayland,  Japonya,  Amerika ve başta Mısır olmak üzere birçok Orta Doğu ülkesinde de vizyona girmiştir.

Fetih 1453

Fetih 1453 Filminin Konusu

Sultan Mehmed, babası II. Murat’ın vefat haberini Saruhan Sancağındayken aldı. Bu vaziyet onu hem büyük bir hüzün içerisinde bırakmıştı, aynı zamanda tahtına bir daha oturmasının yolunu açmış olacaktı.

Sultan Mehmed tahta ilk çıktığında artık 12 yaşındaydı. Uçbeyleri ile vezirleri arasındaki politik husumetten bunalan II. Murat, aşırı sevdiği oğlu Alaaddin’in ölmesinin kendisinde yarattığı derin hüzün nedeniyle tahttan feragat ederek Mehmed’i devletin başına geçirdi. Asker ve hükümet üstünde çok tesirli biri olan Başvezir Çandarlı Halil Paşa bu vaziyetten hiç hoşnut değildi. Bilhassa Sultan Mehmed’in Konstantinopolis’in mutlak suretle alınması gerektiğini söylemesinden büyük huzursuzluk duyar asker. Halil Paşa, Mehmed’in toyluğunu vesile gören Haçlıların Osmanlı topraklarını işgal etmesi olasılığı üzerine Sultan Murat’ın tahta dönmesini sağladı. Mehmed de tahttan uzaklaştırılarak Saruhan Sancağı’na gönderildi.

Fakat şimdi yeniden ve daha kuvvetli bir biçimde tahtına dönmüştü. Yeniden öncelikli hedefi Konstantinopolis‘in fethedilmesiydi. O, İslam peygamberi Muhammed’in hadisinden esin alıyordu:

Konstantiniyye elbet bir gün feth olunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onun askeri ne güzel askerdir!

Bu hedefe onu götürecek her şeyi bir bir hesaplamıştı. Öncelikle gereken hazırlıkları yapana dek, tüm komşu ülkelerle sulh içinde yaşamalıydı. Papalık dahil olmak üzere Macarlara, Sırplara, Lehlere, Cenevizlilere ve Venediklilere elçiler göndererek sulh içinde yaşama isteği içinde yer aldığını duyurdu. Gelibolu tersanesini restore ettirerek yılda yüz kadırga yapılabilir duruma getirdi.

Bu sırada Doğu Roma İmparatoru Konstantin, genç yaşından ötürü genç ve basiretsiz olduğunu düşündüğü Sultan Mehmed’e karşın elinde esir durumda olan Şehzade Orhan’ı kullanmaya çalışarak zor tahsisatlar isteğinde bulunmaktaydı. Tüm maksadı Sultan Mehmed’in tavizler vererek halk ve toplum nezdinde iyice itibarsızlaşmasını sağlamaktı. Hatta Sultan Mehmed de bu tavizleri veriyor, Konstantin’in tüm isteklerini onaylıyordu. Lakin bu vaziyet dahi yalnızca Sultan Mehmed’in stratejisinin bir parçasıydı.

Karamanoğulları’nın bir başkaldırı çıkarmaya başladığının haberi alınır alınmaz Osmanlı ordusu Akşehir’e doğru yola koyuldu. Karamanoğlu İbrahim hiç beklemediği kadar kalabalık bir ordu gördü karşısında. Sulh isteğinde bulunmak zorunda kaldı. Silahlı Gücünün hasar almaması için Sultan Mehmed sulh isteğini kabul buyurdu. Sefer dönüşünde, savaşmadıkları halde bahşiş talep eden bir bölüm yeniçeri padişahın otağının önünü kesince Sultan Mehmed hem cülusları dağıttı aynı zamanda firar eden askerleri bahane ederek Çandarlı Halil Paşa’nın adamı olan Yeniçeri Ağası Kurtçu Doğan’ı dayak cezasına çarptırarak sürgüne yolladı. Bu hadiseyle Çandarlı Halil Paşa’nın ordu üzerindeki hakimiyetini kırdı ve silahlı gücün idaresini tamamıyla bizzat ellerine geçirmiş oldu .

Edirne’ye döndükten hemen sonrasında İmparator Konstantin’e bir elçi göndererek Orhan için ödediği tahsisatı bundan sonra yollamayacağını duyurdu. Sonrasında, Anadolu Hisarı’nın karşısında Boğazkesen Hisarı’nın yapımını başlattı. Bu, fiili olarak Doğu Roma İmparatorluğu’na savaş açmak demekti.

Bu vaziyet Avrupa devletlerince de fark edilmişti. Fakat Fransız ve İngilizlerin birbiriyle savaşıyor olması, Alman kralının da taht dövüşleriyle uğraşması gibi gerekçeler sebebinden Doğu Roma İmparatorluğu’na Avrupa üzerinden destek erişmesi hemen hemen imkansızdı. Papanın kimi teşebbüsleri de çözümsüz kalmıştı.

Tarih 2 Nisan 1453‘ü gösterdiğinde, Konstantinopolis surlarının üzerindeki Doğu Roma askerleri karşılarında Sultan Mehmed ve binlerce Osmanlı askerini buldular…

Türk tarihine geçen bir “tarih filmi” olan “Fetih 1453” sizlerle.

Facebook"
Fetih 1453
12 Şubat 2014, 3.621 views kere okundu.

Yorumlarınız Bizim İçin Çok Değerli




Bu site portal içeriği ile ön plana çıkmaktadır. Şarkı Sözü, şiirler, oyun oynayabilir, video izleyebilir, gündeme dair haberlere ulaşabilirsiniz. Kısacası vazgeçemeceğiniz bir sitedesiniz. Site Haritası